KADİM BİLGELİK
25/6/2009 ·
İRFAN ÖÄžRETİLERİ
ErmiÅŸlerin ermiÅŸi HERMES THOT
Metin BOBAROÄžLU
İki binli yıllara girdiÄŸimiz söylenen bu günlerde tüm dünyada olduÄŸu gibi ülkemizde de heyecanlı kutlamalar yapıldı. Ortak bir kabul ve mutluluÄŸu paylaÅŸmak çok güzel. Dünya insanının bu tür barış ve mutluluk kutlamalarına çok gereksinimi var doÄŸrusu. Ancak baÅŸka bir yönüyle bakıldığında insanlık tarihi geçtiÄŸimiz bin yıl içine sıkıştırılmış olmuyor mu?
Bu milenyumlu (bin yıllı) tarihlerin baÅŸlangıcı milat (doÄŸum) olarak kabul edilmiÅŸtir. Milat yani İsa'nın doÄŸumu, tüm insanlık tarihi için bir dönüm noktası olduÄŸunda, bütün tarihsel olaylar bu referansa göre tanımlanacaktır. İnsanlık tarihinin merkezinde İsa'nın doÄŸumu vardır ve o doÄŸum sıfır noktasıdır. Artık her ÅŸey ondan önce ve ondan sonra olarak anlam taşıyacaktır.
Hıristiyan Avrupa merkezli dünya görüÅŸleri için milenyumun taşıdığı anlam, yalnızca bir takvim olayı deÄŸildir.
İsa Mesih insanlığı günahtan kurtarmak için Tanrı tarafından yeryüzüne gönderilmiÅŸ ilk günahsız insandır, inancı onu tarihin merkezine oturtuyor. DiÄŸer inanç ve uygarlıklarda baÅŸlangıç mitosu ile ilgili tarihe konmuÅŸ referanslar farklı olmakla birlikte, egemen Batı Uygarlığının etkisiyle miladi takvim tüm dünyanın ortak referansı haline gelmiÅŸtir.
Biz de pergelin sabit ucunu bu noktaya batırarak, diÄŸer serbest ucunu açabildiÄŸimiz ölçüde tarihin derinliklerine seyahat edeceÄŸiz.
Kimi zaman yeryüzünün akarsularında coÅŸacağız, kimi zaman göllerde mola vereceÄŸiz, kimi zaman da okyanusların enginliÄŸinde dinleneceÄŸiz. Zaman zaman kaynaklardan su içeceÄŸiz, zaman zaman yeraltı sularının gizeminde dolaÅŸacağız.
Kültür, en geniÅŸ tanımıyla yaÅŸam biçimini gösterir. Kültür, insan-doÄŸa ve insan-insan iliÅŸkilerinin toplamıdır. Kültürü belirleyen üretim-tüketim-paylaşım iliÅŸkileridir.
Kültür insan tarafından üretilmiÅŸ, nesilden nesile aktarılmış bir "ikinci doÄŸa" niteliÄŸindedir. Öyle ki, insan nasıl doÄŸal çevreyle kuÅŸatılmışsa o denli de kültür çevresiyle kuÅŸatılmıştır. Kültürler bilim, sanat ve felsefeyle inceden inceye iÅŸlenerek rafine edilirler ve ortaya yüksek yaÅŸam biçimleri olan uygarlıklar çıkar.
Kültür daha çok gelenek, görenek, töre ve alışkanlıklara sinmiÅŸtir. İnsana bilinç dışı bir veri olarak etki eder.
Uygarlık ise bilinçli bir üretim olarak kültürün içinden doÄŸar ve döner kültüre katılır. Bu nedenle kültürler karşılaÅŸtıklarında içlerine kapanmasına karşın, uygarlık doÄŸduÄŸu kültürden diÄŸerlerine geçerek yayılır ve evrenselleÅŸir .
Her kültür içindeki birey, uygarlıkla tanıştıkça diÄŸer kültürlere açılır ve insanlığın ortak uygarlığına katıldıkça da ondan pay alır. Böylece yerel sınırlarını aÅŸarak kendini dünya insanı olarak algılamaya baÅŸlar.
Bir baÅŸka deyiÅŸle uygar insan, dünyanın neresinde ve hangi kültürde üretilirse üretilsin, insanlık deÄŸerlerine sahip çıkan, onu benimseyen ve yaÅŸamına katan insandır.
Biz, kırka yakın farklı kültürü bünyesinde barındıran Anadolu insanıyız. Anadolu DoÄŸu ve Batı kültürlerinin ve uygarlıklarının bir araya geldiÄŸi ve etkileÅŸtiÄŸi çok yoÄŸun bir ortam ve kavÅŸaktır. Bu nedenle dünya uygarlıklarını algılamak ve yorumlamakta Anadolu İnsanı rakipsiz yetenektedir kanısındayım.
Dünya kültür ve uygarlıklarını, özellikle bizim de bir yönüyle içinde bulunduÄŸumuz Batı Uygarlığını derinden etkileyen bir öÄŸretiyi ve bir kiÅŸiyi tanıtmakla iÅŸe baÅŸlayacağım. Bu öÄŸreti Hermetizm ve bu kiÅŸi de Hermes Thot'tur.
Hermes Thot, kendinden sonra gelen dinleri, mistik akımları etkilediği kadar sanat, bilim ve felsefeyi de derinden etkilemiştir. Kimdir bu Hermes?
Hermes eski Mısır'ın büyük ermiÅŸ-filozofu bir kiÅŸidir ve Antik Mısır Uygarlığına damgasını vurmuÅŸ bir mürÅŸit (inisiyatör) olarak bilinir. Mısır'da bulunan milattan önce üç bin yıllarına ait yazmalarda Hermes'in "Tanrılar Dönemi" denilen bir dönemde yaÅŸadığı söylenmektedir. Bu da onun en eski öÄŸreticilerden olduÄŸunu göstermektedir. Ona Hermes adını Yunanlı yazarlar vermiÅŸtir. İskenderiyeli Clément ve Asklepios'un eserlerinde ondan Hermes Trimegistes diye söz edilir. Trimegistes, Üç kez bilge demektir.
Hermes Eski Yunanda tanrılaÅŸtırılmıştır. Latinler de ondan Merkür Trimegistes olarak söz etmiÅŸlerdir. Araplar, Herms-i Heramise diye ondan alıntılar yapmışlardır.
İslam dünyasında ise İdris diye bilinmektedir. Terzi mesleÄŸinin kurucusu da sayılan bu bilge kiÅŸi Terzi Hermes diye de ün salmıştır. Zaten İdris sözcüÄŸünün anlamı da terzi demektir. Yunus Emre bir ÅŸiirinde ondan "İdris nebi hülle biçer, gezer Allah deyu deyu" diye söz etmiÅŸtir.
Hermes'in Mısır dilindeki adı ise Thot 'tur. Thot'un terziliÄŸi, tasavvuf ve gnostik öÄŸretilerde dış anlamıyla deÄŸil, daha çok iç anlamıyla benimsenmiÅŸtir; yani o insanlara "initiation" yoluyla hal elbisesi giydirmektedir.
Hermes sözcüÄŸü Ermes, Hermis ve Heramis biçimlerinde de söylendiÄŸi gibi Anadolu Türkçesine de ErmiÅŸ olarak girmiÅŸ ve Tanrıya kavuÅŸma halinin bir adı olarak benimsenmiÅŸtir. Böylece tasavvufun en temel kavramı ve amacı "ermiÅŸ" olmuÅŸtur.
Hermes'in öÄŸretisi Antik Mısır'da Theb ve Menphis tapınaklarında halka kapalı ve yalnızca inisiye olmuÅŸ kendi üyelerine derece derece sunulmaktaydı.
Bu öÄŸreti üç temel üzerine inÅŸa edilmekteydi.
Birincisi kavramsal olup akla hitap etmekteydi, ikincisi simgesel olup sezgiye, üçüncüsü mistik olup iç görüye ve iç deneyime hitap etmekteydi.
Kavram, sezgi ve iç deneyim yoluyla kiÅŸi deÄŸiÅŸtirilip, yeniden doÄŸuma ve yeniden yapılanmaya dönüÅŸtürülüyordu. Böylece herkesin bilmediÄŸi sırlara vakıf bir ermiÅŸler topluluÄŸu oluÅŸturulmuÅŸtu.
Bu ermiÅŸler topluluÄŸu İskenderiyeli Clément'in bildirdiÄŸine göre, Hermes'e ait kırk iki kitaptaki bilgilerle donatılıyordu. Bu kitaplardan bir kısmı dinsel metinler, bir kısmı yönetimle ilgili bilgiler, bir diÄŸer kısmı Astronomi, Astroloji, KozmoÄŸrafya, CoÄŸrafya, Geometri ve MatematiÄŸe ait bilgileri içeriyordu. Bu kırk iki eser bir bakıma ilk ansiklopedi niteliÄŸindedir.
Antik Mısır dili, İbrani ve Arabi diller gibi niyet (intentional) dilleridir. Yazılırken sessiz harflerle yazılır, okunurken ise seslendirilir. Grek ve Latin dilleri ise ünlü ve ünsüz harflerle birlikte yazıya geçirilirler.
Bu dil özelliÄŸine baÄŸlı olarak Yunanca'da Hermes diye yazılan, Mısır dilinde HRM diye yazılmaktadır ve Hiram diye ünlendirildiÄŸinde Nûrlanmış anlamına gelmektedir. Ra: GüneÅŸ, Işık, Nûr anlamına geldiÄŸi için Hiram; Ra'ya ermiÅŸ, Nûr'a kavuÅŸmuÅŸ demektir.
Hermetik öÄŸretinin simgesel yöntemi dil ile bütünleÅŸtirilmiÅŸtir. Yirmi iki harften oluÅŸan Mısır alfabesinin her harfi, bir sırrın simgesi olarak kodlanmıştı. Ayrıca her harf bir sayıya karşılık geliyordu. Her harf ve sayı da üçgenlerle gösterilen üçlü bir yasaya baÄŸlıydı ki her birinin Lahut aleminde, Akıl aleminde ve Madde aleminde birer yansıması bulunduÄŸu gösterilmiÅŸ oluyordu.
Bu yöntem daha sonra İbrani mistisizminde Kabala ve Zohar'da ve İslam tasavvufunda Ebced ve Hurufilik'te kullanılmıştır.
ÖrneÄŸin, bir sayısına karşılık alfabenin ilk harfi (Alfa, Alef, Elif vb.)
Lahut aleminde: Kendisinden bütün eÅŸyanın çıktığı "saltık varlık"a;
Akıl aleminde: Sayıların kendinden çıktığı ve birleÅŸtiÄŸi "bir" sayısına;
Maddi ve DoÄŸal alemde: Göreli varlıkların baÅŸtacı olan "insan"a karşılıktır.
Bu ilk harfin sırrı elinde asa, başında altın taç, sırtında beyaz bir giysi bulunan bir bilge biçiminde betimlenmekte idi. Asa amirliÄŸe; Altın Taç evren nûruna; Beyaz Giysi de saflığa ve temizliÄŸe iÅŸaret ediyordu.
Daha önce belirttiÄŸimiz gibi Hermesçilikte üçgen özel bir simge olarak kullanılmaktaydı.
Bunun nedeni anlayış (irfan) gözünün açılması için birbirini bütünleyen kavramların üçlü bir dizge olarak kullanılıyor olmasıydı.
ÖrneÄŸin;
Hermes'e göre mistik deneyimlerin amacı insanın özgürlüÄŸüdür. Bu özgürlük, insanın nefsi arzulardan arınarak asıl kaynaÄŸa ilahi nûra kavuÅŸarak ÅŸuurlanmasıdır.
Åžimdi de Hermes'in öÄŸretisiyle ilgili kendi sözlerine bir bakalım:
"Asıl insan Nûr'dur. İnsanlar bu nûru tanımazlar ve onu fark edemezler; ancak hakikat budur. Nûr her yerde, her kayada ve her taÅŸta vardır. Bir insan nûr olan Osiris ile birleÅŸtiÄŸinde, tikel tümelle birleÅŸmiÅŸ olur ve o zaman nûru, o perdeler arkasında gizlense de yine her ÅŸeyi görür.
BaÅŸka her ÅŸey geçicidir, ancak nûr süreklidir. Nûr insanın hayatıdır. Her insan için bu nûr kendisine her ÅŸeyden daha yakındır.
Bir insan bilgi ile törenlerin ve ayinlerin (ritüel) üstüne yükselir ve Osiris'e ererse, Nûr'a, o her ÅŸeyin baÅŸlangıcı ve sonu olan ve baÅŸtan baÅŸa nûr ile çaÄŸlayan Amon-Ra'ya varır."
Ra: Nûr, GüneÅŸ, Işık
Osiris: Tümel Zekâ
Am-On-Ra: Kozmik Sevgi GüneÅŸi
Hermesçi mistikler, kendilerini bütün varlıklarla birlik halinde görürler. Onların elde ettikleri ruhsal arınma ve aydınlanma, onlara evren ile ortaklık ÅŸuurunu getirir. Bu tür ermiÅŸlerin biricik görevi de ayırmaksızın herkese ve her ÅŸeye iyilikte bulunmaktır.
Hermes diyor ki: "Osiris semadadır, fakat Osiris aynı zamanda her insanın kalbindedir. Kâlpteki Osiris, semadaki Osirisi tanırsa o zaman insan tanrısal bir ermiÅŸ olur ve parçalanan Osiris tekrar toplanır."
Hermes, onu izleyenlere yaptığı her konuÅŸmanın sonunda ÅŸöyle demekteydi:
"İnsanlar ölümlü tanrılar, tanrılarsa ölümsüz insanlardır. Nûr sizsiniz ve bu nûr daima parlasın." Hermes'in bu sözleri tapınakların kapılarına iÅŸlenmiÅŸti.
Hermes öÄŸretisinde insan yedi mertebeden oluÅŸmuÅŸ bir varlıktır.
1. Shat : Maddi beden
2. Ank : Hayat kuvveti
3. Ka : Astral nûr, Kâlp
4. Hati : Hayvansal ruh
5. Sheybi : Kutsal ruh
6. Bai : Akli ruh
7. Kon : İlahi ruh
Hermetik yolcu için en son gaye nûra kavuÅŸmaktır. Bunun için üç aÅŸamalı bir eÄŸitim uygulanırdı.
1. Beden eÄŸitimi
2. Hayvansal ruh eÄŸitimi
3. İnsani ruh eğitimi
İnsan ancak insani ruh eÄŸitiminden sonradır ki evrenin görünmez kuvvetleriyle iliÅŸkiye geçebilir ve gayb aleminden feyz alabilir. Bu yolla nefsine egemen olur ve ilahi özgürlüÄŸe kavuÅŸabilir ve ancak böyle bir kimsedir ki diÄŸer insanları irÅŸat edebilir.
Hermes'in öÄŸrencilerine öÄŸüdü ÅŸuydu:
"İlim kuvvetin, iman kılıcın, sukut da delinmez zırhın olsun. Hakikati herkesin anlayış derecesine göre açıkla. Ruh üstü örtülü bir nûrdur ki ancak AÅŸk ile ebedi olarak parlar; aÅŸksız ise sönüp gider." İşte ermiÅŸlerin ermiÅŸi Hermes böylece öÄŸretisini AÅŸk ile noktalamıştı.
KAYNAKÇA
Felsefe Ansiklopedisi, Cemil Sena Ongun
Felsefe SözlüÄŸü, Orhan HançerlioÄŸlu
Tasavvuf Tarihi, Cavit Sunar
Tasavvuf Felsefesi, Cavit Sunar
Tasavvuf Tarihi, M. Ali Ayni
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır
« Önceki ::